SansüreSansür Yay! Hareketi
Yay! Hareketi, adı üstünde, yaymaktan geliyor. Sanal ortamda, gerçek hayatta, elimizden geldiğince tepkimizi yaymak anlamını içeriyor.

Bu doğrultuda, elimizde çeşitli malzemelerimiz ve yönetmen arkadaşımız İlkay Kopan’ın çektiği videolarımız var.
11 Mayıs itibariyle, videolarımızı, manifestomuzla beraber bloglarımızda yayınlayarak, ortak bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Aynı gün, aynı mesajla ortaya atılarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi amaçlıyoruz.
Öte yandan, videolar ve banner’lar sanalda yayılırken, gerçek hayatta da boş durmuyoruz tabii ki. Tepkimizi internetten çıkarıp, dışarıda da göstermek için poster ve sticker gibi malzemelerimizden faydalanacağız. Amaç belli: Sansür, her yerde karşınıza çıkabilir. Malzemeler de bu doğrultuda hazırlandı, boşlukları malzemeyi kullandığınız yere göre yazabilirsiniz.
Örneğin, posteri bir restorana astınız, boşluğu “Bu restorana erişim engellenmiştir” şeklinde doldurabilirsiniz.
Bu fikirden hareketle aklınıza yeni bir malzeme fikri gelirse, atış serbest. Neler mi olabilir? Tribünlerde “bu tribüne erişim engellenmiştir” pankartı açmak olabilir, yine mecrasına uygun mesajlarla amerikan servis, tişört, bardak altlığı, föy, stensil gibi daha pek çok şey olabilir, bundan sonrası hepimizin hayal gücüne kalıyor aslında.
Sizden tek isteğimiz, bu malzemeleri kullandığınızda ya da gerçek hayatta karşınıza çıktığında, hemen bir fotoğrafını çekip, nerede olduğu bilgisiyle birlikte bize göndermeniz. Hareketin ne kadar yayıldığını görmek ve fotoğraflarla sitemizde sergilemek istiyoruz.
Viral malzemelerin hepsine ulaşmak ve indirmek için tıklayın.
Yahoo! Sponsor Bağlantılarda Favicon’u Test Ediyor
Google’ın mart ayında test ettiği AdWords reklamlarındaki URL satırının başına favicon yerleştirme olayını bu sefer de Yahoo! test etmeye başladı.

Favicon’lar ile biraz daha kurumsallaşacak olan reklamlar, kullanıcıların tercihlerini etkileyecek, CTR’ları ve dolayısıyla kalite skorlarını da artıracak.
Kraliçeler de tweetler
Gün geçmiyor ki, Twitter‘da yeni bir ünlü görmeyelim… Ancak bu seferki durum biraz daha farklı, TechCrunch’ın haberine göre, Ürdün Kraliçesi Rania Al-Yassi da artık tweetliyor! Haberi okuduktan sonra adını Google’ladığım Kraliçe bence zaten geç bile kalmış twitter için.. NTVMSNBC’nin şu haberine göre, 2001 yılında (!) “halkıyla sohbet etmek, faaliyetleriyle ilgili bilgi vermek” amacıyla resmi web sitesi queenrania.jo’yu açan Kraliçe, 2008 Mart ayında ise kendi YouTube kanalını açarak sosyal faaliyetlerini sosyal medyayı kullanarak devam ettirmiş. YouTube kanalında 5 ay boyunca Arap kadınlarının hakları, terrorizm konularında videolar yayınlayan Kraliçe 2008 Kasım ayında YouTube Visionary Award’a layik görülmüş.
Sosyal medyayı Orta Doğu’da daha önce örneği görülmemiş bir şekilde, barış ve insanlık adına kullanan Kraliçeye helal olsun demek istiyorum
İlgilenenler için; Facebook hayran sayfası ve Twitter profili.
Bakalım ülkemizde hangi Milletvekili’nin, Belediye Başkanı’nın eşi sosyal medyayı en erken keşfedecek ve puanları toplayacak..
Google Chrome, TV reklamlarına başladı
Google’ın geçen sene lanse ettiği ve üzerine en fazla düştüğü ürünlerinin başında gelen web tarayıcısı Chrome için TV reklamları başlattı. Bu haftasonu itibariyle yine kendi sistemi olan TV ADS aracılığıyla yayınlanan Chrome videosu Google Japonya ekibi tarafından hazırlanmış. Daha önce tam 11 videosu web üzerinden yayınlanan Chrome’un bu TV reklamı çoğu insan gibi aslında beni de şaşırttı.
30 saniyelik videoda Google Chrome’un aslında tam olarak ne olduğu belirtilmiyor, teknolojiden biraz uzak olan izleyicilerin tam olarak anlamayacağını aşikar.. Ancak son karedeki Google logosu çalışacak ve Google’ın istediği gibi marka farkındalığı artacaktır.
TV’de oynatacakları ilk ürünlerinin ilk reklam kampanyası olması açısından, Google bence önemli bir dönemeçte. Olur da, TV kampanyasından istedikleri geri dönüşleri alırlarsa, diğer ürünler için de gerisi gelecektir düşüncesindeyim..
Bu arada, bugun tesadüfen FriendFeed’de Google Chrome Gönüllüleri adında bir blog‘a rast geldim..
Takip Edilesi 10 FriendFeed İnsanı

Giderek daha fazla zaman geçirdiğim FriendFeed’de takip ettiğim favori kullanıcıları sıralamak istedim. Listeyi yaparkan kullanıcıların FriendFeed’de aktif kullanıcı olmasına özen gösterdim; yani sadece RSS’le içerik göndermeyen, daha başka bir çok şeyi paylaşan kullanıcılar.. Liste aslında 10 kişilik, tabi en sonda yazdığım ve FriendFeed üzerinde bana göre çok fazla aktif olmayan ancak yine de post’larını beğendiğim iki kullanıcıyı da “1″ sayıyorum..
- Ahmet Alp Balkan (alpb)
- Alemşah Öztürk (alemsah)
- Erhan Erdoğan (erhan)
- Ersan Özer (ersanozer)
- Melih Bayram Dede (progress2019)
- M. Serdar Kuzuloğlu (mserdark)
- Müge Cerman (mugecerman)
- Özgür Alaz (ozguralaz)
- Volkan Yılmaz (wolkanca)
- Gülseren Arslan (internetismine) + Yüce Zerey (yucezerey)
@Oprah vs @THE_REAL_SHAQ
Amerika’nın en ünlü siyahilerinden biri olan talk showcu Oprah Winfrey de Twitter bandwagon’una (Türkçesi ne ola ki?) dün itibariyle atladı. Ancak ilk tweet‘ine Twitter’in en popüler accountlarından biri olan basketbolcu Shaq‘den bir cevap geldi, hem de ne cevap

@Ford #FordCEO
Global krizin etkisini en çok hissettirdiği sektörlerden biri olan otomobil sektöründe, sosyal medyayı en etkin bir şekilde kullanan Ford, geçtiğimiz Çarşamba günü CEO’su Alan Mulally‘i Twitter accountlarının başına oturtarak kullanıcı sorularına cevaplar verdirdi. Dijital iletişim müdürü Scott Monty tarafından yönetilen account’da verdiği cevaplar için #FordCEO hashtag’ini kullanan CEO’nun tweetleme sırasında bir de videosu çekilmiş ve akıllıca bir hareketle bu video da dağıtılmış.
İnternet İdris
FriendFeed’de Alemşah‘ın “secere” başlığında Artvin’li İdris‘in yorumu hoşuma gitti, paylaşmak istedim..
Sabiha Gökçen Doodle’ı

Google; 22 Mart 2001′de kaybettiğimiz Dünya’nın ilk kadın pilotu, Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen‘i anıyor…Doğumgünü ve vefat günü aynı gün olan Sabiha Gökçen’in, doğumgünü ile anılması da ayrı bir güzellik..
Teşekkürler Google..
Facebook Türklerinin Demografik Yapısı
En son açıklandığında 175 milyoncuk(!) aktif kullanıcı rakamı ile tüm sosyal networkleri; kullanıcı sayısı, büyüme oranı, tekil ziyaretçi sayısı, sayfa gösterimi gibi parametrelerde geride bırakan Facebook, hepimizin bildiği gibi ülkemizde de 2007′nin ortalarından itibaren inanılmaz bir büyüme kaydediyor. Dijital medya sektörümüzde neredeyse her köşe başında farklı farklı konuşulan Facebook’un Türkiye rakamlarına derinlemesine bakmak istedim. Sayfa görüntülenmesine, tekil kullanıcı sayısına, sitede geçirilen süre gibi parametrelere hiçbir şekilde ulaşamazsak da reklam bölümünde çeşitli istatistiklere bakma fırsatımız var.
Rakamlara bakmadan önce belirtmek istediğim bir kaç husus var;
- Veriler anlık olarak güncellenmektedir. Burada inceleyeceğimiz verilen 14 Mart’ı 15 Mart’a bağlayan gecenin verileridir.
- Minimum olarak verilen rakamlar 20′dir. Yani herhangibir alanda “20″ rakamını gördüğünüzde anlamanız gereken, o kritere max. 2o kişi uymaktadır.
- Lokasyon kırılımında, Facebook serverları kullanıcıların hem IP’lerini hem de profil bilgilerini kullanmaktadır.
- Yaş kırılımı 13+ olarak alınıyor ve 65′e kadar detaylı bir şekilde incelenebiliyor. Ancak 65 yaş ve üzeri 65+ olarak tek kırılımda veriliyor.
- Verilerdeki tüm rakamlarda sanırım yuvarlama var. Atıyorum, 18’se 20′e, 13’se 10′a yuvarlanıyor. (Tüm verilerin birler basamağı 0)
Türkiye; ABD, İngiltere ve Kanada’dan sonra Facebook’daki en kalabalık ülke. Dördüncü sıradaki Türkiye’nin Facebook’da 9.958.400 kullanıcı sı var. 71.5 milyonluk nüfusa oranlarsak, nüfusun yaklaşık % 14′ünün Facebook’da profili var. Türkiye internet kullanıcılarına oranlarsak, ki bu sayının 25 ile 30 milyon arasında olduğu düşünülüyor, en kötümser düşünce ile, Türk internet kullanıcıların ın %40′ı Facebook’da..
Türk kullanıcıların kadın ve erkek oranlarına baktığımızda; 5.2 milyon erkek ve 3.1 milyon kadın kullanıcı olduğunu görüyoruz. Tabii burada cinsiyetini belirtmeyen kullanıcıların varlığını da unutmamamız gerekiyor. Erkek ve kadın kullanıcıları (cinsiyetini belirtmiş olanlara) oranladığımızda; % 63 erkek, % 37 kadın olduğunu görüyoruz. Türkiye genel kullanıcı profiliyle bir paralellik söz konusu..
Yaş kırılımlarında ise genel olarak dijital medya planlamalarda kullandığımız kırılımları dikkate aldım. Kullanıcıların % 71 gibi bir oranı 18-34 yaş kırılımında. En kalabalık kitle ise 4 milyonluk sayı, % 43 oran ile 18-24 yaş insanları. 34 yaşından sonraki oranda ciddi bir düşüş söz konusu.

Erkek ve kadınların yaş kırılımlarında; erkeklerin oranının yaş kırılımlarını yükselttikçe arttigini görüyoruz; 13-17 yaş arasındaki erkeklerin kadınlara oranı (yaşını belirtmiş onlar arasındaki oran) %55 erkek , % 44 kadın iken, 65 yaş ve üzeri kırılımda bu oran %77 - % 22 olarak değişiyor.
Yaş kırılımların medeni halleri de çok ilginç aslında. 13-17 yaş arasındakilerin %3 oranında evli olması ve bunun tam tersi şekilde 65 yaş ve üzeri kullanıcıların % 55′inin ve 35-44 yaş kulllanıcılarının % 60 oranında “bekar” olmasından bu kullanıcıların (35-44 ve 65+) çok büyük kısmının Facebook’u dating amacıyla kullandığı sonucunu çıkarabiliriz aslında. 
Eğitim durumlarında ise aslında datalar biraz sağlıksız gibi görünüyor. Yukarıda da bahsettiğim gibi minimum olarak verilen “20″ rakamını bazı kitlelerde oranladığımızda oranları çok yüksek görünüyor. Mesela 55-64 yaş arasındaki insanların %8′inin lisede okuyor olması pek inandırıcı değil. Aynı şekilde bu veri 65+ yaş üzeri için de geçerli. 13-17 yaş arasındaki 40 kişinin üniversite mezunu olabileceğini düşünmesem de, bütün içindeki oranları çok düşük olduğu için genel olarak bir sorun teşkil etmiyor. Tablodan çıkarılabilinecek tek sağlıklı sonuç aslında yaş ilerledikçe “üniversite mezunu olma” oranının düşüyor olması gibi görünüyor.

Son olarak; yaş kırılımları bazındaki kullanıcı rakamlarının trendini gösteren tablo aşağıda. 13 yaşından başlayarak yükselen kullanıcı rakamları 19 yaşında zirve yapıyor ve daha sonra düşüşe geçiyor. 27 ve 28 yaş kullanıcılarının neredeyse eşit olduğu görülüyor. Ancak 28 yaşından sonraki kullanıcı rakamlarında büyük bir düşüş söz konusu.

Önümüzdeki Nisan ayının ortasında daha detaylı veriler veriyor olacağım. Özellikle her kırılımdaki ve parametredeki değişimleri ay ay inceleyerek, Facebook kullanıcıı tabanındaki eğilimleri beraber takip ediyor olacağız. Zira Facebook uzuuuun bir süre hayatımızda olacak gibi..
Ctrl+Alt+Del Aparatı
Teknolojide son nokta.
NutshellMail Sosyal Networkleri Ayağınıza Getiriyor
Çoğu büyük şirkette Facebook, YouTube gibi (hatta Hotmail, Gmail) web sitelerine erişim, çalışanların işlerine daha fazla konsantre olmaları için yasaklanmış durumda. Bazılarında ise gün içinde bazı saatlerde erişim sağlandığını biliyoruz. (Büyük konuşmayayım ama böyle bir şirkette imkanı yok çalışamazdım
). Eğer siz bu sansür mağdurlarından biriyseniz ve gün içinde sosyal network profilinizde ne olmuş - ne bitmiş merak ediyorsanız NutshellMail tam size göre bir web servisi.

Facebook, LinkedIn, MySpace, Twitter, Hotmail, Gmail gibi servislerde kullanabileceğiniz NutshellMail’den mail adresinize sizin belirlediğiniz gün ve saatlerde “olan biten” maili geliyor. Çok şükür hiç bir web sitesine erişimimiz yasaklanmış değil ama Facebook applikasyonu da bulunan NutshellMail’i deneme amaçlı bir kaç haftadır kullanıyorum ve tıkır tıkır çalışıyor.
Internet ortamında hiçbir şeyin yasaklanayamacağını, engel olunamayacağını “henüz” anlamamış olanlara güzel bir cevap NutshellMail.

Facebook kendini yenilemeye devam ediyor
Facebook hype’ının bundan bir buçuk sene önce başladığı güzel ülkemde herkes bir süre Facebook’un da Yonja gibi, 80630 gibi, diğer herhangibir social network sitesi gibi popülerliğini kaybedeceğini düşünüyordu, ama sürekli olarak kendini yenileyen ve her geçen gün çıtayı biraz daha yükselten Facebook herkesi şaşırttı.
Günde 500-700 bin yeni kullanıcı kaydının gerçekleştiği Facebook, geçen yaz sonunda çok tartışılan yeni tasarıma geçen, daha fazla iletişim, daha fazla paylaşım ve kullanıcılar arasında daha fazla etkileşim gerçekleşmesini bekliyordu. Arkadaş listemden takip ettiğim ve gördüğüm kadarıyla istediğini elde eden Facebook, çıtayı yine biraz daha yükseltti.

Bugün yapılan bir takım açıklamalarla anasayfa olarak tabir edilen (Login page’den hemen sonraki sayfa) sayfanın tasarımı önümüzdeki çarşamba (11 Mart) gününden itibaren değişecek. Örnek ekran görüntülerinden de görebileceğiniz gibi, daha önce 5-15 dakikalık aralıklarla güncellenen anasayfaki feed’leri artık gerçek zamanlı olarak görebileceğiz. Ayrıca şu an ki tasarımda da mevcut olan Feed’leri arkadaş listesine göre filtreleme olanağı biraz daha ön plana getirilerek kullanılırlığı artırılacak.
Daha önceden 5000 kişi ile sınırlı olan arkadaş listesindeki bu sınır da kalkmış.

Bir buçuk sene önce anasayfadaki feed’leri “Beğendim, Beğenmedim” gibi ikonlara tıklayarak oyladığımız , daha sonra kendi algoritmasına göre feed sahibi hakkında daha fazla feed gösterdiğini düşündüğüm ama bir süre sonra sistemden kaldırdıkları, yeni tasarımla “daha fazla/az göster” özelliğini getiren Facebook, FriendFeed’den alışık olduğumuz ve sıkça kullandığımız “Hide” özelliğini sistemine -yeniden- taşıyor.

Tüm bunların dışında; yine son zamanlarda öne sürdüğü ve popülerliğini artırmaya çalıştığı fan sayfalarına da belirli düzenlemeler getirilmiş. İlk göze çarpan özellik, fan sayfalarının tasarımının normal bir profil sayfası haline gelmiş olması ve status update özelliğinin getirilmesi ki bu özellik hemen akıllara twitter’ı getiriyor.. Geçtiğimiz sene kısa süreliğine Twitter ile flört eden facebook, 5 kuruş para vermeden kendine bir Twitter yapmış diyebiliriz. (Geçtiğimiz haftalarda da status API’sini developerlara açmıştı zaten). Ayrıca üyesi olduğunuz fan page’in aktiviteleri de feed olarak anasayfadan takip edilebilinecek.
Egg Timer ile Dijital Geri Sayım

Gün geçmiyor ki ilginç bir web servisine denk gelmeyeyim. Egg Timer isimli bu sitede herhangibir zaman için geri sayım başlatabiliyorsunuz. Java ve Flash teknolojisiyle yapılmış sitede geri sayımı başlatabilabilmeniz için tek yapmaniz gereken http://e.ggtimer.com domaininden sonra istediğiniz zamanı ingilizce olarak yazmak. (Sadece rakam yazarsaniz saniye olarak algılıyor)
Örneklere geçelim;
- http://e.ggtimer.com/58 - 58 saniye
- http://e.ggtimer.com/2days1hours - 2 Gün 1 saat
- http://e.ggtimer.com/3weeks6days22hours3minutes - 3 Hafta 6 Gün 22 Saat 3 Dk.
Geri sayım bittiğinde sistem -tahmin edebileceğiniz üzere- uyarı veriyor.
Uçur Beni Pegasus
Mikro bloglama servisi Twitter’ın gücü henüz Türk markalarımız tarafından tam olarak anlaşılmadı ama Pegasus’tan “çok ama çok” hoşuma giden bir uygulamaya denk geldim. An itibariyle 262 takipçisi bulunan Pegasus, 5 Mart’tan itibaren her gün soracağı bir soruya doğru cevap veren 1, 5 ve 100. kisiye bedava yurt içi uçak bileti veriyor. Twitter’ı gün içerisinde çok fazla takip edemediğimden hemen FriendFeed’de hayali bir arkadaş olarak ekledim ve yarın sorulacak ilk soruyu beklemeye başladım

Facebook hasta etmiş (!)

Google da resmen Tweetlemeye başladı

2007 yılında mikro bloglama servisi Jaiku’yu satın alan Google, geçtiğimiz gün Twitter’da resmen hesap açtı. Twitter.com/Google adresinde görebileceğiniz hesabın fake olmadığını Google’ın meşhur mühendisi Matt Cutts da Tweetleyerek konfirme etti. İlk gün 20 bin kişinin takibe aldığı Google’ı Yahoo ve Live Search de Tweetleyerek selamladı. İlk tweet’inde ikili sayılı sisteminde “I’m Feeling Lucky” yazan Google, Twitter’da servisleriyle ilgili update’ler verecek.
Twitter’daki diğer resmi Google hesapları ise şunlar;
-
youtube / YouTube
-
googleimages / Google Image Search
-
googlereader / Google Reader
-
googleapps / Google Apps
-
blogger / Blogger
BTZ’08 - İnternet Reklamcılığı videoları
28 Kasım’da İTÜ’de yapılan Bilişim Teknoloji Zirvesi‘nde yapılan İnternet Reklamcılığı oturumunu aşagığdaki televidyon videolarından izleyebilirsiniz.
YouTube’dan istediğim 5 şey
Geçen gün bir yazımda YouTube’un favorilere ekleme prosedüründen şikayetçi olduğumu yazdıktan sonra baktım ki, YouTube’da şu şöyle olsa, bu böyle olsa dediğim bir kaç şey daha var.. Koca YouTube.. benim aklıma gelmeyen ama çok yararlı şeylere imza atmış YouTube.. ama şunlar da olsa daha şahane olur(du) ;
1. Sign In olma prosedürü kısalsın, pop-up pencereden yapılsın. Beğendiğim bir videoyu “sign in” olmadan izliyorsam ve favorilerime eklemek istiyorsam, önce “sign in” olma sayfasına gidiyorum, adımı ve şifremi yazıp enterladıktan sonra tekrar geriye videoya gidiyorum. Bu sırada izlediğim video hiç olmuş oluyor. Baştan başlıyorum videoyu izlemeye..
2. Otomatik Replay özelliği olsun. Takıntılım bi’ insanım ben, bi şarkıya, bi klibe takmışssam izledikçe izlerim/dinledikçe dinlerim. Ama YouTube buna izin vermiyor, her seferinde video sonunda Replay’e basmam gerekiyor. Biliyorum playlist oluşturup arka arkaya sevdiğim videoyu izleyebilir, dinleyebilirim ama ben otomatik replay istiyorum.
3. Videoyu izlemeye başlamadan videonun süresi belli olsun. Önüme cıkan her embeded videoyu izleyemiyorum, öyle bi zamana sahip değilim. Bu yüzden izleyeceğim videonun süresi benim için önemli. Play tuşuna basmadan, videoyu yükletmeye başlamadan videonun süresini bilmek istiyorum. Koskoca YouTube bana videonun süresini nasıl oluyor da gösteremiyor, anlamıyorum.
4. Videonun yüklenmesini durdurabilmek istiyorum. Google Reader’ımda izlediğim YouTube videosunu diyelim ki beğenmedim, stop’a basıp diğer feed’e geçiyorum. Ama YouTube hala videoyu bilgisayarıma yüklemeye devam ediyor. Kotalı internet kullanıcısıyım ve izlemediğim videoyu boşu boşuna yüklenmesini istemiyorum. (Bu biraz da 3. isteğimle ilintili..)
5. Ve artık YouTube’a erişim serbest olsun. YouTube Jacker, vTunnel, kTunnel vs. ile girenler girebiliyor.. herkes, ama herkes girebilsin istiyorum.
Sanırım bu kadar.. Sizin de aklınıza bu tür özellikler gelirse, duymak isterim..
Google Chrome’un ilk resmi sürümü yayınlandı
Eylül ayının hemen başında piyasaya sürpriz bir şekilde sunulan Google’ın açık kaynak kodlu web tarayıcısı Chrome artık “beta” değil. GMail gibi, Docs gibi uzunca bir süredir kullanılan, henüz Beta’dan çıkmayan ürünler varken Chrome’un 100 gün gibi bir sürede bu aşamayı atlatmış olması aslında Google için bir zorunluluktu. 10 milyon gibi bir kullanıcısı bulunduğu söylenen Chrome’un pazar payını artırması için tek çaresi PC üreticileri ile anlaşması ve son kullanıcıya bu şekilde ulaşması.. Ancak henüz beta aşamasında olan bir ürünü PC üreticileri bilgisayarlarına yüklemeye yanaşmadığı için Google bu kadar kısa sürede Chrome’u Beta’dan çıkardı. İlk üç ay içerisinde özellikle flash playerlarla ilgili büyük sorun yaşatan ve 14 kez yenilenen Chrome’un ilk resmi versiyonunu buradan indirebilirsiniz.

Son bir yıl içerisinde Türkiye’den yapılan Google Chrome aramalarının trendi. Lansmandan bir süre yapılan aramalarda %90 civarında düşüş görülüyor.
Kullanıcılarının büyük bir bölümünü extension platformuyla elinde tuttuğu bilinen Firefox’la rekabet edebilmek için yakın bir zamanda Google Chrome da bu tür bir platformu kullanıcılarına açacak. “Otomatik tamamlama” ve “RSS desteği” henüz ilk resmi sürümde de olmayan Chrome’un bu eksiklikleri en kısa zamanda tamamlanması ve ayrıca henüz olmayan Mac ve Linux sürümlerini de yakın bir zamanda hazırlanması bekleniyor.

Google Analytics’e göre blogumu Eylül ayında ziyaret edenlerin % 2.16 Chrome’u kullanıyorken Ekim ayında bu oran % 4.55′e çıktı, Kasım ayında ise oran % 0.87′e geriledi. 14 Günlük verilere göre; Aralık ayındaki ziyaretçilerin % 6.95′i Google Chrome’u kullanıyor. Kısacası; son 3 buçuk aydaki Chrome kullanıcıları % 3.97 oranında.
Analytics’in “Gezilen sayfa sayısı” ve “sitede geçirilen zaman” parametrelerine baktığımda Chrome kullanıcılarının diğer tarayıcı kullanıcılarından daha fazla zaman geçirdiğini ve daha fazla sayfa gezdiğini görüyorum. İçeriği de göz önünde bulundurursak Chrome kullanıcılarının teknoloji ve web ile daha ilgili olduğunu, web trendlerini yakından takip ettiklerini söyleyebiliriz.













